3S İnsan Kaynakları Eğitim ve Yönetim Danışmanlığı



AVM'LERDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

 
 
 
AVM'LERDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

GELECEĞE KALMAK
 
 
Sürdürülebilirlik, geniş bir perspektiften bakılarak çevresel, ekonomik ve sosyal boyutta nerede ve ne durumda olduğunuzun,  nereye, ne zaman ve nasıl gideceğinizin cevaplarını içermektedir.
Öncelikle geçmişi değil bugünü  esas alan bir başlangıç noktasına ihtiyaç vardır. Kaldı ki konumunuz doğru kabul edilen referans alınan noktalara  göre belirlenmelidir. Ancak bundan sonra geleceğe taşınmaya değer  bir organizasyon veya bireysel kariyer yolculuğunun stratejik planlamasını yapabilirsiniz. Çevre, ülke ve şehir için ne yazık ki sürdürülebilirlik konusu seçenek değildir. Mecburidir! Özellikle çevre için farkındalık sürdürülebilirliğin önemli bir basamağıdır.

Öyle ya bir şeyin bozuk, kaybeden, zarar görmüş, verimsiz, plansız kaynak tüketmesinin sürdürülebilir olmasından söz etmiyoruz. Eğer bu tür yapılar söz konusuysa onun bırakınız bugüne gelmesini, sorunlarla boğuşarak  geçmişte kaldığını yok oluş sürecine girdiğini, kaybettiğini, başarısız olduğunu kabul etmeliyiz. O halde referans alınan çağdaşlarına uyumlu iyiler veya daha iyilerin devamlılığı çevre, ekonomi ve toplum adına önemli bir sorumluluktur.

Sürdürülebilirlik kavramsal olarak ne anlama geliyor? Özetle bir şeyin mevcut durumunu devam ettirebiliyor olması kendini kaynak yönetimindeki yüksek performansıyla yenilemesine işaret eder.  Denizlerdeki balina avcılığıyla varlığını sürdüren şirketlerin durumlarının  ne kadar sürdürülebilir olduğu konusunda çevre bilimcisi olmanıza gerek yoktur.  Aynı durum yenilenemeyen fosil yakıtlar için de geçerlidir. Atık yönetimi, biyoçeşitliliğin korunması dünyanın ortak sorunudur. Gelecek nesillere nasıl bir dünya bırakacağız? Aşağıdaki özlü sözün farklı zamanlarda birbirinden haberdar olmayan kişilerce dile getirilmesi dikkate değerdir. Endişeler aynıdır…

“Bize bu dünya, ne yaparsak yapalım ebeveynlerimizden miras kalmadı. Bunu çocuklarımızdan ödünç aldık ve bunu kendi çıkarlarımız kadar onların yararına da kullanmaya dikkat etmeliyiz.” Moses Henry Cass, Avustralya. Konuyu web sayfalarında yazıma yer veren AVM Derginin doğal ilgi alanına giren Alışveriş Merkezleri üzerinden inceleyelim.
AVM yatırımlarının tüm zamanlar için değişmeyen kriterleri olan doğru yer, doğru zaman, doğru mimari proje, doğru içerik, doğru iş ve rekabet modeli pazarda var olan, işletmeye alınacak veya planlanan tüm AVM’ler için geçerlidir. Elbette bu yetmiyor. Yola çıkışla birlikte değişim yönetimi de önem kazanıyor. 2000’li yılların başından itibaren piyasada belirgin hale gelen AVM’ler 2015’e kadar perakendenin yükselen yıldızı oldu. Bu saltanat sermayesi olan grupların gözünü döndürerek AVM yatırımları için çekim alanı yarattı. Toplumun değişen tüketim alışkanlıkları da  bu kanalı birer cazibe merkezi yaptı. Öte yandan çoğu AVM sahipleri sürdürülebilirlik  adına stratejik önlemler almaya ihtiyaç duymadı.  Çünkü işler tıkır tıkır yürürken gündemlerinde yoktu. Sermayesi olan kişi ya da gruplar bu alana yöneldi. Yabancı sermaye girişi oldu; ortaklıklar çoğaldı. Mantar gibi AVM’ler açıldı. AVM yönetimlerinin çoğunluğu piyasada varlıklarını yalnızca birbirini kopyalayan eylemlerle sürdürdüler. İş ve rekabet modeli adına yaratıcı uygulamalara çok az rastladık…

İşler bir süre sonra o hale geldi ki AVM yönetiminden anlamayan yatırımcılar yönetim danışmanlığı aldıkları şirketleri bırakarak “bu kolay işi biz de yaparız” demeye başladı. Ekonomideki olumsuz gelişmelerle-bu sayfanın konusu değil-daha sonra plato dönemine girildi. Üstüne üstlük tüm dünyada ve  birçok sektörde olduğu gibi 2019 Covid-19 salgını kağıtların yeniden karıldığı bir dönemi başlattı. AVM’ler yıldız olmak yerine hayatta kalmaya çalışan organizmalara dönüştü. Daha önceleri doğum hatası nedeniyle kapanan veya çeşitli hatalı yönetim kararlarıyla farklı projelere  çevrilen AVM’lerin sayısında artışlar görüldü. Yatırımın geri dönüş süreleri tahminlerin ötesine fazlasıyla geçti. Bankacılık ve finans sektörü olumsuz etkilendi.  Perakende mevzuatı değişikliklere uğradı. Tüketim alışkanlıkları yeniden biçimlendi, kiracılar ve yatırımcı ilişkileri zayıfladı. Yeni sorun kaynakları ortaya çıktı. Sürdürülebilirlik arayışı bu salgın döneminin başlattığı yeni bir paradigma oldu. Hatanın neresinden dönülürse kârdır…

Aslında Birleşmiş Milletlerde 1990’ların başında Ortak Geleceğimiz raporunda eski sektör merkezli iş yapma yöntemleri yerine, sektörler arası iş birliğini ve ortak çevresel ve sosyal kaygıların tüm gelişim süreçlerine entegrasyonunu içeren sürdürülebilirlik kavramı ilk kez önemle vurgulanmıştı.

Günümüz Türkiye’sinde AVM yatırımcısının artık her gününü, saatini uzman değerlendirmeleriyle, danışman katkılarıyla  sürdürülebilirlikle ilgili kafa yorması gerekiyor. Sahip olunan kaynakları en iyi biçimde kullanarak, bir mirasyedi olmadan geleceğe kalmanın stratejik planlarına ihtiyaç var. Güçlü, zayıf yönler tehditler ve fırsatların gözden geçirilmesi ve bunun gerçekçi bir yol haritasına dönüşmesi daha önce hiç olmadığı kadar önem kazanmıştır. Yatırımın genetiğinde kapitalist büyüme yasalarına uygun iç dinamiği ateşleyen sürdürülebilir DNA unsurları yoksa işin pek de kolay olacağı söylenemez. Bu tür yapılar oksijen ve serum desteğiyle sürekli kaynak tüketen, yatırımcısını yoran yatağa bağlı hastalar gibidir.

Eğer tümünü robotlar yönetmiyorsa işletmeciliğin temelinde nitelikli insan kaynağı yatar.  AVM işletme kültürü, sahip olunan değerler ve yönetim tarzı  işletme verilerinin işlenerek bilgiye dönüşmesi ve bu bilginin doğru yerlerde doğru biçimde kullanılmasının temel şartıdır.

O halde nerede olunduğu, oraya nasıl gelindiği, gidilebilecek potansiyel geleceğin ne olduğu, oraya kimlerle ve nasıl gidileceği, daha iyi bir gelecek için neleri değiştirmek gerektiği sürdürülebilirliğin sağlanmasının en temel yapı taşlarıdır. Belki de her şeyin yeniden öğrenilmesinin zamanı gelmiş geçiyordur…

Not: Aşağıda basite indirgeyerek formüle ettiğim değişkenler ve sonuçları yer alıyor:
  1.  Doğru Proje (coğrafi konum, mimari yapı)+Becerikli yönetim ekibi+ Doğru içerik= Sürdürülebilir Organizasyon
  2.  Doğru Proje (coğrafi konum)+ Yanlış mimari yapı+ Becerikli yönetim ekibi+ Doğru içerik= Yenilemeyle ayağa kaldırılabilir organizasyon
  3. Yanlış Proje (coğrafi konum)+ Doğru mimari yapı+ Becerikli yönetim ekibi+ Doğru içerik= Özel dikkatle sürdürülebilir organizasyon
  4.  Doğru Proje (coğrafi konum, mimari yapı)+Beceriksiz yönetim ekibi+ vasat içerik= İnişli çıkışlı işletme ömrü
  5. Doğru Proje (coğrafi konum, mimari yapı)+Beceriksiz yönetim ekibi+ Doğru içerik= Geçici kazanımlar, çıkmaza doğru ilerleyen işletme
  6. Yanlış Proje (coğrafi konum, mimari yapı)+Beceriksiz yönetim ekibi+ Yanlış içerik= Ölü doğmuş proje, yok oluş
  7. Yanlış Proje (coğrafi konum, mimari yapı)+Becerikli yönetim ekibi+ Doğru içerik= Sürünen bir işletme