3S İnsan Kaynakları Eğitim ve Yönetim Danışmanlığı



YÖNETİMDE 14 "S" BECERİSİ

NEDEN 14 “S”


“Sistem, Sinerji ve Strateji” sözcükleri daima adımla özdeşleştirdiğim hayat düsturum oldu. Şu an ki hizmetlerimle ilgili  kuruluş logomu da bunlardan oluşturdum. Özellikle  McKinsey gibi dünyaca ünlü danışmanlık şirketlerinin geliştirdiği 7-S (İngilizce baş harfleriyle Structure, Systems, Strategy, Skills, Stuff, Styles,Shared Values) modelinin “S” harfleri her zaman ilgimi çekmiştir.


Bunda 3 “S” harfinden oluşan ismimin verdiği algıda seçiciliğin etkisi de büyüktür. İşe bu açıdan bakınca sözcük bolluğuna inanın ben de çok şaşırdım.Danışmanlık ve eğitim pratiğimde Türkçemizde “S” İle başlayan birçok terimi kullandığımızı fark ettim. Kendi kendime “Ne kadar bereketli bir harf, bu ‘S’ .” dedim…


“Sistem, Sinerji, Strateji, Sorumluluk, Sınırlar, Seçimler, Sezgi, Süreç, Sorular, Sıralama, Sentez, Sembol, Stil Soyluluk, Satış, Sunum, Saygı, Sevgi, Sempati, Sözcükler, Standartlar, Saydamlık, Sosyallik, Sadakat, Sağduyu, Sabır, Sonuç”


Deneyimlerime de dayanarak yöneticilerin, bir jonglör gibi, bunlardan adım adım 14 beceriyi geliştirmeleri gerektiğine inanıyorum.


Video Bağlantısı (Link): https://www.youtube.com/watch?v=oKPr4PH9gn4


       1.SİSTEM


Türkçe Vikipedi, özgür ansiklopedideki tanım:


“Sistem veya düzenek, birbiriyle etkileşen veya ilişkili olan, bir bütün oluşturan cisim veya varlıkların, ki bunlar soyut veya somut olabilirler, bileşkesidir. Sözcük 'birleşme', 'oluşma', 'bir araya gelme' anlamını taşıyan Latince systēma'dan, o da Yunanca (sustēma)' dan türemiştir. Bu anlamda sistem birbiriyle madde, enerji veya bilgi alışverişinde bulunan elemanlar veya parçaları anlamına gelebilir. Sistem, davranış veya örgütlenmeyi belirleyen kurallara da değinebilir. Kanunlar insan sosyal davranışlarını belirleyen bir sistemdir. Gramer, dil kullanımını belirleyen bir sistemdir.”


Sistem, çevreyle etkileşim içinde olup tepki ve/veya cevap verebilme refleksine sahip olma yeteneğiyle (organik bir hücre gibi) bilginin bir organizasyon içinde  (dernek, vakıf, parti, firma veya işletme ne derseniz deyin) beceriye dönüşerek maddeleşmesidir.  Ancak bu tanımın bizim açımızdan pratikte geçerli olan yönü, “sistemli çalışma” olacaktır.


Sistemli Çalışma


Üst yöneticiler önce kendilerini yönetmeyi öğrenmelidir.

Kişisel zaman yönetimi kendini yönetmenin ilk adımıdır.

Yönetimin kontrol/denetim fonksiyonunun sağlıklı işleyişi önem kazanmaktadır.

Çalışanların zihninde sistem fikrini oluşturmak gerekir.

SİNERJİ

Türk Dil kurumu sözcüğü şöyle tanımlıyor:


Bir sonuca katkısı olabilecek birkaç etkenin belirli bir etkileşim sonucunda elde ettiği ortak güç.

Bir işi yapmak ve sonuçlandırmak için varılan ortak istek, güç.

Görevdaşlık.

Stephan Covey “Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı” kitabında sinerji için şunları söylüyor: “Sinerji, ilke merkezli liderliğin özüdür. Bir katalizör görevi yapar, birleştirir ve insanların içindeki en büyük güçleri açığa çıkarır. En basit tanımıyla bir bütünün parçalarının toplamından daha büyük olması demektir. Parçaların birbirleriyle olan ilişkisinin, kendiliğinden ve kendi başına bütünün parçası olması demektir.”  Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı, S.R. Covey, sf.279.Varlık Yayınları 1996. ” (Varlık yayınları, sf:279,1996)


Sinerji yaratmak yöneticinin becerileri içinde olmalıdır.


STRATEJİ

Strateji, Latince kökenli olup, stratus/stratum (tabaka, seviye, düzlem) kelimesinden gelmektedir. Önceleri askeri kesimde kullanılan bu kavram, hızla iş dünyası tarafından benimsenmiştir. İşletmenin içinde bulunduğu koşullarda durdurucu, geriletici ve yavaşlatıcı engelleri ortadan kaldırarak, ona faaliyet serbestisi sağlayan ve amaçlara sıkıca bağlı olan düşünsel boyutta bir değer sistemidir. Günümüzde artık iş dünyasının yanısıra dernekler, sivil toplum örgütleri, siyasi partiler, kamu kuruluşları ve ülkeler de stratejiler geliştirmektedir.  


SORUMLULUK

Bireyin uyum sağlaması, üzerine düşen görevleri yerine getirmesi ve kendine ait bir olayın başkaları üzerindeki etkilerinin sonuçlarını üstlenmesi, başkalarının haklarına saygı göstermesi ve kendi davranışının sonuçlarına sahip çıkabilmesidir. Sorumluluk anlayışı üst yönetimin uygulamalarında yetkiyle birlikte şekillenir. Sorumluluk neleri yapıp neleri yapmamamız gerektiğini bilmektir.


SINIRLAR

Türk Dil Kurumu sözlüğünde şöyle tanımlanıyor: “Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç”


Kişi evinin bahçesini çitle çevirerek mülkiyetinin başladığı ve bittiği yeri belirler.  Eylem içinde olduğumuz fiziki çevre içinde demir parmaklıklar, duvarlar ve “girilmez” yazılı işaretler sınırlarımızı somut olarak gözle görülür biçimde ortaya koyar. Piknikte mangal, çöp torbası, yaygı ve hamak sahiplendiğimiz alana başkalarının girmesini engelleyen duvarlar oluşturur. Bunlar bulunduğumuz çevreyi zihinlere yerleştirmemize yardımcı olur. Ancak iş başkalarıyla iletişim kurarken davranışlarımıza geldiğinde soyut, elle tutulamayan ve gözle görülemeyen bir hal alır. Ruhsal ve duygusal açıdan da sınırları belirlememiz gerekir.


SEÇİMLER

Bir durumla veya sorunla ilgili çözüme yönelik adım ya da adımlar arasından en doğru olanı belirlemektir. Her günü birçok seçenek arasında karar veriyoruz. Bütün kararlar henüz yaşanmamış bir gelecekle ilgilidir. En açık tanımlamayla karar vermek, gelecekte var olacak bir durumun şimdiki zamanda olmuş gibi düşünülerek bilinebilen seçenekleri arasından en iyisini hayatımıza taşımaktır.


SEZGİ

Felsefe Sözlüğü-Bilim ve Sanat Yayınları: En genel anlamıyla, gerçekliği dolaysız olarak içten ya da içeriden kavrayabilme, tanıyıp bilme yetisi. Adım adım ilerleyen, gidimli düşünmenin ya da birtakım uğraklardan geçerek yol alan usavurmanın tersine, bir şeyi doğrudan doğruya algılayıp kavrama; bilinçli bir düşünme ve yargıya yarma süreci olmaksızın doğrudan, aracısız gerçekleşen anlama ya da bilme; hiçbir çıkarıma dayanmaksızın, dolaysız bir biçimde bilgiye ulaşma yordamı.


Başka bir deyişle, önermelerden başka önermelere yönelerek, mantıksal yolla çıkarımlar yaparak, ilkelerden sonuca ulaşan, tek tek parçalardan bütünlüğü olan bir düşünce oluşturan gidimli düşünme yoluna karşı, doğrudan ya da aracı kullanmaksızın düşünce kuran, bütünü bir kerede, bir bakışta tümüyle ele geçiren, şeylerin özüne dolaysız bir biçimde, doğrudan doğruya ulaşan, şeyleri tüm bir devingenliği içinde bütünlüklü kavrayan “içten duyma” yolu.


Yalnızca sezgilere dayanarak yönetim doğru mu? Sezgilerin kaynağının ne olduğunu bilemeyiz…Yıllar içinde düşünme tekniklerini kullana kullana sezgilerin de zihnimizde tutarlı bir ilişki ağına  oturacağına inanıyorum. Sezgilere dayanmayı  mutlak hale getirmeden, karar vermek için yeterli zaman ve bilgi olmadığında kullanmak gerektiğine inanıyorum.


SÜREÇ

Türk Dil Kurumu sözlüğünde şöyle tanımlanıyor: “Aralarında birlik olan veya belli bir düzen veya zaman içinde tekrarlanan, ilerleyen, gelişen olay ve hareketler dizisi, vetire, proses”.


Tekrarlanabilir

Ölçülebilir

Sorumlusu olan

Organizasyonel hiyerarşiden bağımsız

Birimler arası yürütülen

eylemler dizisidir.


Her ne kadar kavrama ilişkin tanımlamayı ağırlıklı olarak yönetim süreci içinde ve kalite yönetimi sisteminin yaklaşımlarına atıfta bulunarak yapsam da insani boyutta ilişkilerin oluşma, gelişme ve olgunlaşmasının da aşamaları vardır. Güven yaratmak buna en uygun örnektir. Zamana bağlıdır; birden elde edemezsiniz. Tohumu ekme, gübreleme, sulama süreci gibidir güven yaratmak.


SORULAR

Yaşamımızın büyük bölümünün soru sormakla ve bu soruların yanıtlarını aramakla geçtiğine kuşku yok. Sorular bir konunun kavranmasında adeta araba kontak anahtarı gibi rol oynayan araçlardır. Beynin nöron sistemi sorgulayıcı süreçlerle birbiriyle daha fazla bağlantı kurmaktadır. Soru sorma, teknik olarak ele alınsa da doğru zamanda doğru soruyu sormak bir sanattır.


SIRALAMA

Zaman, sürekli tükenen, yerine konması, geri döndürülmesi, yenilenmesi, depolanması, saklanması ve satın alınması mümkün olmayan bir kaynaktır. Yapılacak her iş için kullanılan bir zaman dilimi vardır. Başarılı ve başarısız tüm insanlar aynı 24 saate sahiplerdir. Sorun aynı zaman diliminin kullanımıyla ilgilidir.


İşlerin önceliklere göre sıralanması ve zaman yönetimi başlı başına onların daha etkili biçimde yapılmasını sağlamaz… Bunlarla birlikte önemli olan yaptıklarınızın, çevrenizle birlikte, kişisel bütünlüğünüzün  güçlendirilmesi adına ne kadar anlamlı olduğudur.


SENTEZ

Türk Dil kurumu sözlüğünde şöyle tanımlanıyor:“Yalından karmaşık olana, külliden cüziye, zorunludan olasıya, ilkeden onun uygulanmasına, genel yasadan bireysel duruma, nedenden etkiye, öncülden varılan sonuca giden düşünme biçimi, bireşim.”


Sentez, belirlediğimiz unsurları aralarındaki muhtemel ilişkilere göre birleştirip bir bütün oluşturma işidir. Bunu yaparken işin içine buluşçuluk, yenilik ve yaratıcılık gibi özellikler katarak sayısız senaryolar da hazırlayabiliriz. Sentez yalnız başına bir araya getirmek değildir. Yeni bir çözüm yolu bulma, yeni bir bakış açısı kazanma, tutarlı modeller oluşturmak bu kapsamın içindedir.


SEMBOL

Türk Dil Kurumu sözlüğünde şöyle tanımlanıyor: “Duyularla ifade edilemeyen bir şeyi belirten somut nesne veya işaret, remiz, rumuz, timsal, simge”.


"Baykuş ve karga uğursuzluğun, merkep bönlüğün, domuz pisliğin, kaz alıklığın, aslan cesaretin, at zekâ ve adaletin, köpek sadakatin, bülbül aşkın, kelebek gençliğin işaret ve sembolü olmuştur." A. Haşim.

“Kimde şekil içerikten daha ağır basıyorsa, o yüzeysel bir insandır; Kimde içerik şekilden ağır basıyorsa, o yontulmamıştır; Kimde şekil ve içerik aynı ağırlıktaysa o seçkin bir insandır…” Konfüçyüs

Yöneticilerin astları için bir sembol olması, örgütsel bağlılığın ve devamlılığın temellerinden biridir.


STİL

Her işletmenin, bilinçli veya bilinçsiz olarak tepe yönetimin benimsediği işletme kültürünün kökleşmesine yardımcı olacak bir yönetim stiliyle (tarzıyla) faaliyetini sürdürme içgüdüsüyle hareket ettiği açıktır. Benimsenen tarzda kişilikler, çalışan profili, alışkanlıklar, aile kültürü, eğitim ve algı düzeyi, dünyaya bakış açısı, sektörel özellikler çeşitli oranlarda etkili olmaktadır. Bu tarz, mevcut yasalara ters düşmediği sürece, şu veya bu nedenle çalışanlarınca da kabul edildiğinde örgütsel işleyiş gerçekleşmekte, kuruluş ürün ve hizmet sunumunu sürdürmektedir.


SOYLULUK

Soyluluğu sınıfsal, nesilden nesile geçen, doğuştan kazanılan bir unvan olarak kabul yanılgısına düşülmemelidir. Yöneticinin  soyluluğunu, çevresine sevgi ve saygı göstermeyi benliğinde toplamış, iletişimde sempati ve empati geliştirmenin zaman ve mekanını iyi seçebilen, davranış ve tutumuyla tutarlı, içinde yaşadığı toplum, şirket, aile ve yakın çevresi için yüce amaçlar taşımak diye tanımlayabiliriz.


                                                        ******


14 “S” olarak sıraladığım becerileri, lider yöneticilikte erişilmez bir ideal olarak anlamak yerine, kişisel değişim yönetimi için yapılacak bir yolculuğun adımları olarak görmenizin daha doğru olacağına inanıyorum.


İçten dışa doğru olan bu değişim yolculuğunda,  günün koşullarının gerektirdiği, daha çok kazanmanız gereken beceriler olacaktır. Ne büyük şanstır ki bitmek tükenmek bilmeyen daha iyiyi arama tutkusunu, sizden başlayarak dalga dalga etrafınıza yayma fırsatınız her zaman olacak… Karar verin ve bugün başlayın….


İyi yolculuklar…


 

Yorumlarınız için info@3sdanismanlik.com adresimize e-posta yollayabilirsiniz.