3S İnsan Kaynakları Eğitim ve Yönetim Danışmanlığı



HAYVANLARDAN NE ÖĞRENEBİLİRİZ?

"Önceden öğrenenler indirimli fiyattan öğrenir;


Otoriteden öğrenenler özgürlük bedeliyle öğrenir;


Deneyerek öğrenenler etiket fiyatından öğrenir;


Hayattan öğrenenler gecikme zammıyla öğrenir;


Hayatan da öğrenemeyenler boşa gitmiş hayatlarıyla öğrenirler." Arthur Miller                        


Hayvanlardan öğrenme konusunu ele aldığım bu yazımda öncelikle öğrenmenin insan açısından ne anlama geldiğine kısaca değinmek istiyorum.


"Öğrenme" sadece bilgi edinmek değildir. Bilgi edinerek yalnızca olup bitenlerden haberdar olabiliriz. Zira, öğrenme yeteneğiyle dünyaya gelirken bunu bellemenin ötesine geçirmek, öğrenmeyi öğrenmek, sonradan geliştirebiliyor. Konuların derinliğine irdelenmesi ve akılda tutulmasından söz ediyoruz.


Deneyimlerden elde edilen bilgilerin ötesinde, davranış potansiyelinin değişmesine yol açan birikimler öğrenmedir. Olumlu açıdan bakıldığında, zararlı alışkanlıklar edinmeyi dışlarsak, daha mükemmele gitmekten, gelişmekten bahsedebiliriz.


Öğrenmeyle elde edilen bir bilgi şablonu benzer işlemler için de kullanılır. Başka bilgilerin kazanılmasında önceki şablonlar basamak görevi görür. Bir durumda elde edilen sonuç, benzer bir durum için kullanıldığında farklı sonuç alınırsa ayrıntılar ele alınır. Öte yandan şartlanma ile de öğrenme söz konusu olabilir. Ancak elde edilen davranış ödülsüz olarak sonsuza kadar devam etmez; belli bir süre sonra silinir.


Sistemli ve devamlı çalışma ve öğrenme için öncelikle kesin bir hedef olmalıdır. Neden öğrenmek istediğimizi bilmemiz, ilgimizi, motivasyonumuzu ve gereken enerjiyi beynimizin organize etmesini sağlar.


Öncelikle beynimizin çalışmayla ilgili amacımızı açıklığa kavuşturması gerekir. Hedef belirli olunca engelleri tespit etmek ve çıkış yolu bulmanın ve odaklanmanın kapısını açabiliriz. Haberdar olmak için yaptığımız çalışmada hedef olmadığı için bilgiler de kalıcı olmaz. Uygulamaya dönük öğrenme öncelikle zihinsel olarak tekrar edilerek yaşama geçirilir. İşimize yararlı olacağına inandığımız bilgiler içinden seçici algılama yapılır. Kalıcı bilgi elde etmek için çok yönlü kayıt tutulur, tekrarlama yapılır, özetler çıkartılır, notlar alınır, destekleyici araştırmalar yapılır.


Teknolojide yaşanan bu büyük devrime rağmen insanoğlu halen Yaban Kazlarından takım çalışmasını, liderliği ve dayanışmayı, Kartallardan zirvede kalmanın gücünü, Sincaplardan motivasyonu, Kunduzlardan vizyon paylaşımını, Kızıl Karıncalardan sosyal dayanışma ruhunu, Bukalemundan koşullara uymayı, Köpeklerden sadakati ve arkadaşlığı, Örümceklerden dünya çapında ağ iletişimini öğrenmektedir.


Bu çok büyük ve çarpıcı bir çelişki olarak görünüyor. Bu çelişkiyi destekleyecek örnekleri çoğaltmak da mümkündür.


Yaşayan ve gelişiminin en üst noktasına ulaşmış organik sistemler (biyolojik formlar), bazı işletmeler için başarının esin kaynağı, logolarına simge ve örnek modeller olurken, bazıları da onların değişim ve gelişim öncesi durumlarına benzemektedirler.


Tırtılın kelebeğe dönüşmesi süreci hakkında hepimizin az çok bilgisi vardır. Bu tırtılın bir basamak daha gelişmesinden daha farklı bir şeydir. Kelebek tırtıldan nitelik olarak farklıdır. Koza içinde geçirdiği sürede farklı bir canlıdır. Kelebek, tırtılın organizmasının yerine kendi organizmasını inşa eder. Biyolojik program bu şekilde çalışır. Bu süreç sağlıklı biçimde tamamlanamaz ya da bir dış etkenle veya müdahaleyle süreç hızlandırılmaya çalışılıp kelebeğin kozadan çıkması için bir delik açılır ise, ortaya kanatları olup da asla uçamayan garip bir yaratık çıkar.


İnsanlar düşünebiliyor, irdeleyebiliyor, öğrendiğini tekrarlayabiliyor, geliştirebiliyor, mantık yürütebiliyor. Hayvanların biyolojik programlarına göre hareket ettikleri ise yaygın bir yaklaşım.


Yaban arılarını, yaban kazlarını, kargaları, kunduzları, tilkileri vb. engelleri aşmak için buldukları çözümleriyle düşününce hayvanların da farkındalığına ilişkin inancımın şaşırtıcı biçimde güçlendiğini söylemek isterim.


Not: "hayvanların sesiz dünyası-TÜBİTAK 1999" ve "Hayvan Zihni-James L.Gould; Carol Grant Gould-TÜBİTAK 2001" kitaplarına göz atmanızda yarar var...


Gelelim hayvanlardan neler öğrenebileceğimize:


KUNDUZLAR-Baraj Mühendisleri


Kunduzlar ekosistem içerisinde yaşayacakları evleri akarsularda yapmaktadırlar. Bunun için de, suyun önünü kesmek ve böylece durgun bir gölet oluşturmak gerekir. Kunduzlar, buraya baraj yaparlar. Bu tür işlemlerden geçen akarsuya gölet yapma işlemi, ancak birkaç aylık çalışmanın ardından oluşmaktadır. Baraj oluşturulmasıyla, kunduzların mühendislik yetenekleri burada bitmemektedir.Yapılan baraj büyür ve barajda çatlaklar oluşur. Bu çatlaklar ise, kil ve ölü yapraklardan yapılan özel bir harçla kapatılmaktadır. Özel olarak hazırlanan bu harç, su geçirmez ve oldukça dayanıklı bir yapıdadır.


SİNCAPLAR-Yüksek motivasyona sahip iş bitiriciler


Sincabın hedef odaklı yüksek enerjili çalışma temposu izlemeye değerdir. Sincaplar toprağın altında sakladıkları meşe palamudu ve çeşitli tohumlarla her yıl binlerce ağacın yetişmesini sağlar.


KIRLANGIÇLAR- Kuşlar dünyasının usta mimarları


Gebze’de kaldığım otelin pencere ve çatı kenarlarında sayısız yuva yapmışlardı. Bir yuvanın yapılışını izlerken hayran kaldım. Kırlangıç sayısız uçuş yaparak, durup dinlenmeden toprağı küçük gagalarıyla alıp, havuzdaki suda ıslattıktan sonra yuva yapacakları bölüme yapıştırıyordu. İlginç olan, yuvaların bulundukları farklı konumlara göre farklı şekillerde projelendirilmesiydi…


KARTAL-Gökyüzünün efendileri, Yeniden doğuşun liderleri


‘‘Kartal, kuş türleri içinde en uzun yaşayanıdır. 70 yıla kadar yaşayan kartallar vardır. Ancak bu yaşa ulaşmak için, 40 yaşlarındayken çok ciddi ve zor bir kararı vermek zorundadır. Gagası uzunlaşır ve göğsüne doğru kıvrılır. Kanatları yaşlanır ve ağırlaşır. Tüyleri kartlaşır ve kalınlaşır.Artık kartalın uçması iyice zorlaşmıştır. Dolayısıyla kartalın burada iki seçimden birisini yapması gerekir. Ya ölümü seçecektir ya da yeniden doğuşun acılı ve zorlu sürecini göğüsleyecektir.


Bu yeniden doğuş süreci 150 gün kadar sürecektir. Bu yönde karar verirse kartal bir dağın tepesine uçar ve orada bir kaya duvarda, artık uçmasına gerek olmayan bir yerde yuvasında kalır. Bu uygun yeri bulduktan sonra kartal gagasını sert bir şekilde kayaya vurmaya başlar. En sonunda kartalın gagası yerinden sökülür ve düşer. Kartal bir süre yeni gagasının çıkmasını bekler. Gagası çıktıktan sonra bu yeni gaga ile pençelerini yerinden söker çıkarır. Yeni pençeleri çıkınca kartal bu kez eski kartlaşmış tüylerini yolmaya başlar. 5 ay sonra kartal, kendisine 20 veya daha uzun süreli bir yaşam bağışlayan meşhur yeniden doğuş uçuşunu yapmaya hazır duruma gelir"


Kaynak: http://oyumben.blogcu.com/kartalin-yeniden-dogusu-graciela/836465


‘‘Kartallar yüksek uçar!’’ sözü boşuna söylenmemiştir.


SİYAH KUĞU-Zarafet Temsilcisi


Siyah Kuğular havuzdaki Koi cinsi balıkları besliyor. Siyah Kuğu, finans piyasalarında beklenmedik gelişmeler için kullanılan zarif bir benzetmedir.


KÖPEK-Dostluğun ve sadakatin temsilcisi


Köpekler için söylenecek ne çok güzel şey var…Gerçek yaşam öyküleri ne büyük dersler içeriyor:


Disiplin

Güven

Kararlılık

Fedakarlık

Destek

Dostluk

İşbirliği

Dayanışma

Rehberlik

Koruma

Cesaret

Arkadaşlık

YETİŞTİRME BİR SANATTIR


İş hayatında çalışanlarımızı, aile hayatımızda çocuklarımızı yetiştirmek özen gerektirir. İşe yerleştirmede çalışanın uyum süreci, yöneticinin bir kopyalatma becerisidir. Aile hayatımızda çocuklarımız ‘Biz’ içinde ‘Ben’ bilinciyle topluma yararlı bireyler olarak hazırlanmalıdır. Aynı durum iş hayatında da geçerlidir.Hayvanlar da yavrularını özel olarak hazırlıyorlar.


Bundan sonraki bölümleri hazırladığım videodan izleyebilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=MD85RVtzIxY&t=20s


 



Yorumlarınız için info@3sdanismanlik.com adresimize e-posta yollayabilirsiniz.